23 Mart 2012 Cuma

Iran - 7 Isfahan

Aksam orada laflamaya basladigimiz genc bir arkadasin misafiri oldum.

Sabah tekrar sisepol, ders isleyen genclik:


ve kopru:



Iranlilar parklardan guzel yararlaniyorlar. Bisiklete binenler kosanlar yuruyus yapanlar, uyuklayanlar, sohbet eden yaslilar, ders calisanlar… pek cok parkta da aletli cimnastik imkanlari var ve insanlar bunlari degerlendiriyor –saglik sokagi- deniyor parklarin bu kismina. Ve paslanmaya terk edilmis de degiller.

Ali-qapu:



Iran’da beni sasirtan ve beklemedigim bir sey daha vardi ki o da. Turkce yada turki konusan hanedanlarin, iran kultur birikimine yaptigi muazzam katki. Tabi insanin kafasini karistirmakla beraber, -guncel turkiyede yuceltilen komik ve basit “degerler” goz onunde bulunduruldugunda- daha onceki yaya gurcistan gezimin donusunde sahit oldugum hadiseyi destekler nitelikteydi. Sinirdan tr’ye donuyrum. Cok kalabalik. Ge tarafinda tunnel gibi bir sey var, insanlar onun vasitasiyla siraya giriyorlar. Ustu bir catiyla kapali buda yakici gunesten sizi koruyor. Yavas da olsa islemleri halledip sikintisiz, tr tarafina gectik. Burada insanlari yonlendirecek bir sey yok. Dolayisiyla grubun icindeki, en uyaniklarin, sira kapma, one gecme oyunu butun kalabaliga sirayet ediyor ve turlu milletten insan, bir birini tepeleyip icinden gecmeye calisarak debeleniyor. Hani mesela tr muhassir medeniyet olmaya calisiyor, ama onlarin da bir farki yoktu.

Bu olayi veri Kabul edersek, ne medenilik ne barbarlik, insanin dogasina gomulu bir sey olmayabilir. Onun dogasi, esneklik ve uyum saglamaktir denebilir.

Ayrica dilin muzigi de onu konusan insanlarin egilimleriyle ilgili fikir vericidir bence. Ve azerice turki diller arasinda en muzikli olani.

Neyse bu sinir macerasinda bir baska enteresan olay daha olmustu. Uyaniklardan bir tanesi isi iyice abartinca gorevli adami yakalayip ite kaka kalabaliga dogru savurdu. Ve sonra fare yakalamis kedi edasiyla. Niye izin veriyosunuz buna kardesim diye hafiften boburlenerek kalabaligi fircalamaya basladi. Huuop turkce bilen yok mu diyor? Sonun birisi bozuk bir turkceyle “iyi de naapalim” dedi. O da durdu durdu, “once ben vuracam agzina sonra sen, insan gibi siraya gecsin” diyerek. Herkese unutulmaz bir insanlik/medeniyet dersi verdi cunku dogudan batiya gidiyorduk dolayisiyla medeniyet dersi almamiz normaldi

Ali-qapu:




Uc boyutlu tavan suslemesi:


Malum dogunu bazarlari meshurdur. Istanbuldaki kapali carsi da bunlardan bir tanesi. Pek de hevesli olmayarak vakit oldurmek icin ben bazaar girdim:


Gelgelelim, burasi zannetigimden daha canli bir yerdi:


ask:


savas:


  Sanat ve zanaatin bir ardaligi: (burasi muze degil arkadaslar tekrar hatirlatiyim Pazar





ve muhtelif baska seyler:




Hersey taze taze:


halicilarin bolumunden:


Bu hanim, siyah sacli, mavi gozlu yuvarlak suratli, pek cok yerde karsiniza cikiyor, galiba eski bir sairmis:



Packman turist modunda bir noktadan oburune gidip “puan kazanmayi” sevmesek de yapacak bir sey yok mekanlar guzel.

Biraz yamuk da olsa butun inanc dunyasi severler icin gelsin, chelsutun:






Arka bahce:




dis duvarlardan:





on bahcede dizi cekimi var:



  Binanin etrafinda yavasca bir tur attiktan sonra artik iceri giriyoruz. Giris tavandaki aynalar:


Ic mekan:




Ay a aaaa:




Iran ezber bozan bir ulke ama icerden.

Imam camisi: ali-qapu’nun da bulundugu imam meydanindadir.


Burada bir itirafta bulunayim. Ben normalde dini mekanlardan rehbere bakarak etkilenebilen birisi degilim cunku bakiyorum, her turden millet buralarda haril haril fotograf cekiyor. Ama ne mekanlarin buyuklugu ne de detayli bir iscilikle suslenmis olmasi, hangi dine ait olursa olsun bende bir etki yaratmiyor. Ne zamanki kazbegi kilisesi gibi muazzam bir peyzajin icine yerlestirildiginde yada yikik dokuk ve ufak da olsa ulasilmaz sira daglarin yuksek eteklerine insa edildiklerinde. Ozellikle de ikincisi, onu insa ederken ki adanmisligi ve fedakarligi, anlattigi icin. Cunku dini mekanlarda iyi bir mimariden ziyade, daha insaca ve inanc dolu bir seyin “anlatilmasi” gerekiyor gibi gelmektedir bana. Ve yolculugun ilerleyen kisimlarinda islam’a ait boyle etkileyici yerlerle de karsilasacagiz.

Iran - 6 Fasham Isfahan

Yine kucuk kagit parcama bakarak, karkas dagini asmak uzere yola dustum…

Uc dort farkli istikamaet denedikten sonra karkas’I asma ihtimalleri biten’de bitti :/


Iste yol vermeyen karkas:


Bu kadar cok gun batimi cekmem pek hayra alamet degil baco: ne demisler nereye bakarsan oraya gidersin

















           




ki gun natanz’da pinekledim. Iran ilginc bir yer, kimi yerde “harici” oldugunuz icin kaziklanirken, kimi yerde de ekmegi az sayida alinca para almiyrlar. Cok cesitli insan var. genel izlenimimse eglenceli ve cilgin insanlar olduklari yonunde.

Iranda sehirlerde gece ortaya cikan “vahsi hayvanlar” var 4 silindirli motosikletler, egsoz seslerinden ancak fark edebiliyrsunuz, cunku siz kafayi cevirinceye kadar kaybolmus oluyorlar. Bu gece polis gelip benim motoru control etti tenteyi acip, motor kismina baktilar. Ve ikna olup gittiler “o” degildim.

Isfahan once sahin sehir’de bir mola verip alis veris edeyim dedim. Dukkandan ciktigimda mtor yerdeydi, aha dedim yan ayak mi kirildi? Yok ondeki araba geri geri gelip carpmis. Hasar yan ayak ve sol sinyal. Iranda motor parcalari ucuz, tr’de 10 liraya dandik ayna alirken buradan, 5 liraya kirilmaya sasirtici derece dayanikli 5 liralik aynalar almistim. Adam bir miktar para verip gitti. Bu arada sah.seh’re girerken debriyaj maneti de bosa dusmustu. Dolayisiyla bu gun ve ertesi gunu servise ayirmak durumunda kaldim.

Tr’den beri sanzuman yagi’ni degistirmemistik, debriyaj isaret Kabul edilip yag degistirildi. Yan ayak sokuldu. Sinyali bulamayacagim icin tamir edildi.

Kucukken oynadigim traktorler gibi yag icinde jawa:




Gece isfahana girdim ve dogruca seasepol’e (boyle mi yaziliyordu?) gittim ama buda hayal kirikligi oldu, su cekilmis sicaktan. Genellikle resimlerde gorulmus ve hayali kurulmus yerlerin boyle bir riski var.

Iran - 5 Qom Abiyane

Qom’da durmadan devam edip dilijan’a vardim.

Burada tekrar aku cortladi. Bu nedenle kalis surem uzadi. Motorun akusuz calismamasi kotu bi sey :(


  Vahsi ponponlar yolumu kesti, durmaktan baska yapabilecek bir sey yoktu.


  Gecmis zamanlardan kalma bir gecit bizi baska bir dunya ya tasiyacak:


Bu tirmanisin ardindan, harika bir plato onumde uzaniyordu. Guzel seyler beklenmedik oldu mu etkileri daha fazla oluyor. Ama fotografa yansimamis. Ben boyle salak bisey yaptim:


Evet sira daglarla cevrilmis plato, muthisti. Ama arkasindan vardigim koyde bir o kadar. Heleki benim girdigim taraftan. Direk bin bir gece masallarina daldik.

Iranlilar cilgin ve eglenmeyi seven bir millet. Bazen daglara kadar tasiyor
 


Abiyane:

 



Bu su kanallari, geleneksel. Persapolis gibi eski sehirlerde de var. hem iklimlendirme hem de su ihtiyacini cozmek icin geleneksel bir cozum, tabi system bu yeryuzu kanallarindan ibaret degil.



Abiyane'de ben:


Hayat abiyane’de yavas aksa da yine de acelesi olanlar var:





  Caliskan bir genc:



Abiyane gerek kiyafatleri gerekse, insanlariyla oldukca guzel bir supriz oldu. Afedersin dagin basinda koye ilk girisimde konusmaya basladigim jeday salvarli adam, “gezme seklini sevdim, gpsler, dev haritalar olmadan kucuk bir kagit parcasiyla gelmissin buraya” demisti. Iste boyle insanlarla karsilasmak yalniz hissetmemek icin iyi bir neden.

Iran - 4 Fasham Qom

aksamustu fasham'a vardim bu sefer biraz da nezaket icabi memedin aslarindan bir tadiyim dedim. ingilizce bilen bir tip peydah oldu, gelip gecenlerden birisi. neyse aldim asi, ingilizce bilen 2000 tumen dedi. parayi verdim memed'e donup gulerek bu kiyagimi unutma gibisinden bir seyler soyledi farsca. hani iranda kaziklanmak siradan sayilabilir ama bu sefer bir de ikram edildik. iranlilar ticaret konusunda birbirlerine karsi da cok ikramkarlar. neyse sorun degil diyip kenarda oturup yemegi yerken bir az sonra memed geldi elinde 1000 tumenle bu senin dedi…

“yavas yavas gece bastirinca ay tepelerin ardindan kendisini gosterir. artemis (ay) sadece bir kere asik olmustur. coban endymion'a karyadaki latmos daglarinda uyurken. ve endymion ebedi uykuya mahkum olur. boylece ne yasamin zevklerini ne acilarini bilir ne de olum ona ugrar. artemis ona ay isigi olarak gelir ve endymion tanricayi ruyasinda gorur.”




Temmuz 16

sabah iranda alisik olunmayan motor sesleriyle uyandim. hele bir cikip bakiyim uu keteme'ler hele dur yigenim dedim, iki zamanli yagi tahranda nerede bulurum? biraz ingilizce kostuktan sonra megerse turk-i azeri imis ve trkce konusmaya basladik. yer tarifi aldim hosbes hoscakal, iki dk sonra tekrar ayni motorun sesi ciktim, arkadasim sana yag getiriyo dedi. dedim gerek yoktu su an yagim var. neyse arkas geldi, yag degil direk yagli benzin geldi, yav benzinim vardi. olsun dolduralim dediler. herseyleri ktm sapka tsort, cadirlarina davet ettiler cadir ktm megerse iran ana dagitimcisiymislar. bu arada 200sx'e (yanlis hatirlamiyorsam) binme hatasini yaptim, artci olarak da olsa. cok yaman bir sey.

hava serin de olsa cadirin sera etkisi yuksek, o yuzden sahra moduna gectim:



cadiri yere serip sadece dis tenteyi geriyoruz.

Temmuz 17

tahrana inip kagitlari verdim. artikin ozgurum, yallah, guneye. Tabelada old qom road; yaziyor. donelim eski guzeldir . ama yol hakkaten eski, mola verecek bir yer yok, sonunda araclarin durdugu bir yere cektim ben de ama o da nesi, burasi terk edilmis baco. galiba eski qom yolu beni paralelde akan baska bir evrene savurdu -qom mistik ve dini bir sehir-



terk edilmis bir kervansaray: -modern zamanlardan kalma- “old qom road”



on farim calismiyor baco. o yuzden uyuyacak bir yer bulmaliyim...  






Iran - 3 Rasht Fasham

Temmuz 10

su ana kadar tecrube ettigim iran icin sasirtici bir durum var sis! oglen rasht'teyim. pazarcilarin yaninda durdum. bunlar da cok misafirperver, en iyi turkce konusanlari bayrampasada iki yil yattiktan sonra iran'a donmus. bir torba karisik meyvayi kabul etmeden gondermediler.

Chalusten tahran tarafina dondum.

iranda cayi uc cesit farkli sekerle icebiliyorsunuz bunlardan en ilginci ile bu yolda karsilastim:


Kasik ve seker bir arada

yol kalabalik ama motor icin cok zevkli, araba paketlemesi de


Otomobillerin motorlara pek hormeti yok. Sen hizlandin mi onlarda hizlaniyor, hep one gecmeye calisiyorlar (dumandan mi diyorum ama yok yok , ) vs. ozellikle u virajlarda disa savrulduklarinda icten gecmek cok eglenceli oldu.

nihayetinde bir kayak merkezine vardim. yolun gectigi zirvede kalabilecegimi ogrenince devam ettim ve hayatimdaki en dik egimli dar virajlari tatma imkanim oldu o kadar dik ki cogunlukla 1 vitesten yukarisini yemedi, dedim herhalde motor hararet yaparsa anca burada yapar. virajlardan biri alamayan pejo distaki tastan bariyerlere tirmanmis, gecmis olsun demek icin durunca motor azkaldi kalkmiyordu. sonunda super fantastish fasham tepesine vardim. ve bu arada “apollonun gunes sarisi da gok yuzunun yamaclarindan” denize kosmaktaydi:


tepede afganlar as pisirip satiyor. istedigim yere yerlesebilecegimi soylediler.

11 temmuz

sabah apollon safak perisini kovalamadan evvel uyandim. Hikaye odur ki apollon safak perisi dafne’yi kucaklamak ister o da kacar…

soguktu ama yagmur ciselemiyordu
  


Ve tilki yani herhalde tilki:


Bu da afgan cadiri:


daglarin ortasinda birisinin okuma odasi:


memedle vedalasip, tahrana dogru salladim motoru 3200 metreden sehre inmek hic iyi bir etki yapmadi, tahran kirli kalabalik ve buyuk bir sehir. iki gun kalip elcilik misafirligi yaptim. iki gun daha kalmam gerekince fasham'a donmeye karar verdim.
 
 
 
 

Iran - 2 Ramsar Cevahirdi

Temmuz 7

sabah guzel havali bir yer sordum. ramsarin arkasi iyidir dediler, neyse motoru toplayim yola ciktim cakilda motor biraz yalplayinca verdim gazi ama herhalde bir de ayaga kalkmak lazimdi, tam topraga geciste uctuk, sagim solum siyrildi uzerime afiyet.

aksam ustu ramsardayim ingilizce konusan birisi cevarhirdi'yi tarif etti.

biraz alisveris edip dag yoluna ciktim. hava hakikaten guzellesti, yagmur bile yagdi valla ama iste iranlilar gezmeyi acayip seven bir millet o yuzden hafta ici yada sonu guzel yerlerde mutlaka bir turist kalabaligi oluyor. tabi bunun guzel taraflari da var:



ipte uyuyan canbaz ve onu halka "pazarlayan" yuzu boyali cigirtkan

temmuz 8

yatis ve komsuluk iliskileri ve ikramlari Kabul etmekle gecti.

Temmuz 9

Irandaki kurtlere karsi uyarilmistim. Amman dikkat diyene, evet tehlikeliler, guzel yemeklerle gt gobek yapmaniza neden oluyorlar komsulardan birisinin sesi ankaradaki bir hanimla ayni kaslari da onun gibi inceltilmis, o konusurken gozlerimi kapatip, kurt lehceli farsca konusmayla ankaradakinin goruntusunu birlestirip o farsca konusurken kendi kendime aptalca guluyorum ehu.

aksam acayip yapiskan bir yankesici konugum var, cok zor savdim basimdan.